ANAOKULUNUN İLK GÜNÜ
Anaokulunun ilk günü birçok anne-baba için kaygı nedenidir! Nasıl bırakacağım, nasıl ayrılacağım, ya çok ağlarsa, ya bana küserse, acaba daha çok mu küçük okula göndermesek mi? gibi birçok soru akıllarda dolaşır.
Okul öncesi dönem çocuğun bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimi açısından yaşamında çok büyük bir yer tuttuğunu biliyor muydunuz? Bu dönemde çocuğun kişiliğinin %80 i oluşmaktadır. Bu nedenle anaokulu döneminde ilk sosyalleşme sürecini yaşayan çocuğun bu dönemi sağlıklı geçirmesi çok önemlidir. 
Anaokuluna alışma dönemi bazı çocuklar için çok keyifli geçerken bazı çocuklar için sancılı geçmektedir. Çocuğun alıştığı kişilerden sonra başka insanlara güvenmesi, dış dünyaya açılması zor bir süreç olacaktır. Bu sürecin zor geçtiğini en çok gözlemlediğimiz aile yapıları aşırı koruyucu- kollayıcı tutum sergileyen anne ve babalardır. Bu tip ailelerde çocuk bireyselleşmeyi sağlayamadığı için çevresindeki kişiler tarafından hep gözlem altındadır. Halbuki büyüyen her çocuk bireyselleşmek için çaba gösterir, çevresini merak eder, dokunur, yürümek için çaba gösterir ve yürür, yürüyerek ulaşabildiklerinin sayısı artar ve daha çok merakı artar, istediklerini yapmak için anne-babasıyla inatlaşır ve kendini ortaya koyar, tüm bunlar çocuk için bir bireyselleşme çabasıdır. 
Çocuğun anaokuluna başlama sürecinde sadece çocuk değil ebeveynlerin de duygusal olarak hazır olması gerekir. Özellikle çocuğun ayrılırken duygusal olarak annenin üzüntü ve kaygısını hissetmesi anaokuluna uyum sürecini zorlaştırmaktadır. Çoğunlukla karşılaştığımız durum annelerin çocuklarının ağlamalarına dayanamadıkları noktada onları anaokulundan alma davranışı göstermeleridir. Bu tutum çocuğun gelişimi için oldukça tehlikeli bir durumdur. Bu nedenle annenin duygusal olarak bu kısa süreli ayrılık sürecine hazır olması ya da iki tarafın ayrılık anksiyetesi yaşamaması için kurum psikoloğu ile birlikte hareket edilmesi gerekmektedir.
Çocuk, ‘’Sadece 1 saat oyna sen ben hemen gelicem ” ya da “ Eve kadar gidip gelicem “ ifadesini bir yetişkin gibi algılayamaz, “annem beni bırakıp gitti, bir daha gelmeyecek” olarak algılar ve yoğun endişe yaşar . Bu nedenle anaokuluna uyum sürecinde ilk günlerde annenin de okulda kalması yararlı olacaktır. Çocuk anneyle aynı sınıfta durma ihtiyacı duyuyorsa o oyun oynarken anne bir köşede kitap, dergi vs okuyabilir, zamanla uzaklaşma ve güven çalışmalarına devam edilmesi yararlı olacaktır. Annesinin okulda olduğunu hisseden çocuk kendini daha rahat hissederek oyunlara katılacak ve birlikte olduğu öğretmenine, arkadaşlarına güven duyacaktır. Anne ve öğretmen birlikte hareket etmeli ve zamanla anaokulundaki gereksinimlerin karşılanması anneden öğretmene geçmelidir. Öğretmenine güven duyan bir çocuk zamanla annenin yokluğundan kaygı duymayacak, okula- arkadaşlarına uyum sağlayarak sağlıklı bir sosyalleşme süreci geçirmiş olacaktır.
Sevgiyle kalın…                                                                                      
PSİKOLOG /AİLE DANIŞMANI
AYŞE BAYRAM
ADANA
  • Yuvabul.com 2016. Tüm hakları saklıdır.
İletişim