TRAVMATİK OLAYLAR VE ÇOCUKLARIMIZ İÇİN BAŞA ÇIKMA YÖNTEMLERİ

TRAVMATİK OLAYLAR VE ÇOCUKLARIMIZ İÇİN BAŞA ÇIKMA YÖNTEMLERİ 

Çocukların, duygusal anlamda sağlıklı büyümesi için, evlerinde, okullarında, sosyal yaşamlarının geçtiği dış mekanlarda ve  ülkelerinde güven içinde yaşamaları gerekir. Öncelikle kendi anne-babalarına ve öğretmenlerine, ardından da dış dünyadaki tanımadıkları yetişkinlere güven duyabilmeleri, yaşama dair algılarını şekillendirir.

Çocuklarımızın  son dönemlerde, bizlerle birlikte şahit oldukları olaylar, izledikleri haberler ve duydukları yorumlar, bugünlerini ve geleceğe bakışlarını etkilemektedir. Terör ve yaşanan ölümler, onların güvenli ve küçük dünyalarında anlam veremedikleri durumlardır.  Bu durumların kendilerinde uyandırdığı negatif duygularla nasıl baş edeceklerini anlamak için de gözlerini biz yetişkinlere çevirirler. Oysaki bizler, şimdiye kadar onlara şu mesajları vermeye çalışmışızdır: ‘Sana bir şey olmaz, Dünya güvenli. Yaşadığın alan bizler tarafından güvence altında tutuluyor. Her sorunun çözümü bizlerin elinde. Sorunlarımızı çözerek kontrol altına alabilir, sonlandırabiliriz. Kendi gücüne ve bize güven.” Ama karşı karşıya kaldıkları olaylar, bu mesajlarımızı çürütecek ölçüde ne yazık ki.

Sadece çocuklar değil, aynı zamanda sözünü ettiğimiz bu huzur veren düşüncelere artık bizler de inanamıyoruz. Kendimizi korumasız, tehlike altında ve belirsizlik içerisinde hissediyoruz. Ne yapacağımızı bilemediğimiz anlar çoğalıyor. Yaşanılan dış dünya gerçeklerini kontrol altına alamayacağımızı bilmenin huzursuzluğu içerisindeyiz.  Görmediğimiz, bilmediğimiz ve ne zaman olacağını  öngöremediğimiz bir hayali  tehlikeyle de savaşamayız.  Aynı şekilde, yaşamın doğal akışını durdurarak saklanamayız da.

Peki, biz yetişkinler, çocuklarımızı korumak, rahatlatmak, gerçeklerle baş etme gücümüzü onlara aşılamak için ne yapmalıyız? Bu sorunun cevabını önce kendiniz için vermelisiniz.

İlk etkilenen sizlersiniz ve barındırdığımız duygularla çocuklara yaklaşmaktasınız.  Korkuyorsanız, onları da korkutabilir, yaşamdan kaçarak  izole olma eğilimine girebilirsiniz. Bunu da çevrenizden aldığınız ipuçları, mesajlar, yayılmış rivayetlerle yapabilir, korkunuzu yayabilirsiniz. Umutsuzsanız, paylaşımlarınızı sınırlayabilir, olumsuz ve yıkıcı konuşmalar yapabilir, depresif ruh halinizi çevrenize aktararak çoğaltabilirsiniz. Endişeliyseniz, onlara da her yer tehlikeli mesajını verebilir, normal durumlarda bile endişe ve çaresizlik içerisinde donakalmalarına neden olabilirsiniz.

 Travmatik Olaylar Karşısında İnsanların Doğal Tepkileri Nelerdir?

Travma, günlük rutini bozan, aniden oluşan, hazırlıksız yakalanan, sonrası belirsiz, kişinin algılarını bozan yaşam olayları ile ortaya çıkar. Kişilerin stres düzeylerini arttırır. Kişi gerçek bir tehditle karşılaştığını algılar, fiziksel ve duygusal zarara maruz kalmıştır veya buna tanık olmuştur. Sevdiklerinin ve inandığı değerlerin de tehlike altında olduğuna inanır. Bu esnada da aşırı derecede korku, çaresizlik ve dehşet hisseder.

Travmalara sebep olabilecek belli başlı yaşam olayları; Doğal afetler, savaş, terör eylemleri, kazalar, maddi ve manevi kayıplar, sevilen bir yakının kaybı, ameliyatlar, kronik hastalıklar, boşanma,  bedensel istismar vd. olaylardır. 

Her kişinin bu tür olaylardaki stresi hissetme düzeyi farklıdır. Tüm bu bahsi geçen yaşam olaylarından her insan, travma zede olarak ayrılmayabilir. Kişilerin karakteristik özellikleri,  psikolojik yapıları, önceki deneyim ve yaşantıları, sosyal destek kanalları gibi bir çok  özellikleri olayları algılama ve tepki verme düzeyini etkiler, değişiklikler gösterir.

 

Çocuklarınıza nasıl yardım edebilirsiniz?

 1. Önce kendi bedeninizin tepkisini kontrol edin. Muhtemelen siz de tanık olduğunuz şiddet haberlerinden ve görüntülerinden negatif anlamda etkilendiniz. Haberleri izlerken, bu olaylara dair konuşurken kendinizi dinleyin. Kalp atışlarınızı, nefesinizi kontrol altına alın. 
2. Kolay olmasa da, sakin ve güvenli bir ses tonu ile durumu çocuğa tanımlayın. Bunu yaparken mümkün olduğunca somut ve net ifadeler kullanın. Örneğin: “Büyük bir patlama oldu. Bu patlamanın şiddetinden pek çok insan etkilendi. Bunun yeniden olmaması için görevliler araştırmalar yapıyorlar, bizi korumak için çalışıyorlar vb.”
3. İlk şoku atlattıktan sonra çocuğun dikkatini önce bedensel duyularına, sonra duygularına yöneltmesini sağlayın. “Bununla ilgili haberleri ve görüntüleri az önce gördün. Bu bedeninde nelere yol açtı? ... Belki nefesin hızlandı, kalbin hızlı hızlı atmaya başladı... Bedeninde şu anda neler oluyor? Peki, ya duyguların? Neler hissediyorsun?... Belki üzüldün, korktun, endişelendin.” 
4. Çocuğun fiziksel ve duygusal tepkilerinin normal olduğunu ileterek onaylayın. Çocuğunuz fiziksel belirtilerini (kalp çarpıntısı, hızlı soluk alıp verme, karın ağrısı, mide bulantısı vb.) ve duygularını (korku, kaygı, endişe, üzüntü, öfke vb.) anladığınızı ve bu tür olağandışı olaylardan sonra bu belirtilerin son derece normal olduğunu belirtin.
5. Daha sonra yavaşlayın ve çocuğun temposunu izleyin. Çocuklar bazen tepkilerini sözel olarak ifade edemez. Duygu ve düşüncelerini oyunlarla veya resimlerle ifade edebilirler. Onları sakince izleyin. Engellemeyin. Olaylarla ilgili oyun ve resimler sizi endişelendirmesin. Bırakın oynasınlar, yaratsınlar. Oynadıkça, yarattıkça tüm yaşadıklarını zihinlerinde işleyecekler ve yeniden anlamlandıracaklardır.
6. Duygularını ifadede zorlanan çocukların hareketli oyunlar oynamasına izin verin. Yürüme, koşma, hoplama, zıplama gibi aktif oyunlar onların bedenlerinde biriken ifade edilememiş duyguların farklı bir yolla boşalmasını sağlayacaktır.
7. Sonrasında çocuğunuz istemese bile dinlenmesi için teşvik edin. Bedenin hareketlenmesinden sonra uzanmak, dinlenmek, uyumak olayla ilgili duygu ve düşüncelerin yeniden işlenmesine ve anlam verilmesine yol açacaktır.
8. Sizlerin anlayacağı siyasi, dini, etnik açıklama, eleştiri ve yargılamaları çocuğa empoze etmeyin. Unutmayın ki, büyüklerin dünyasına ait bu bilgileri zihninde yorumlayabilmesi için henüz yeterli bilgi birikimine sahip değil. Zihni karışabilir ve duygularını sizin görüşlerinizden etkilenerek bir kişi/gruba olumsuz olarak yöneltebilir.

Sonuç olarak, çocuğunuzun iyileşme yeteneğine güvenin. Çocuklar olumsuz yaşam deneyimlere karşı oldukça esnektir. Büyük bir bölümü bu tür yaşantılardan sonra günlük rutinlerine kısa sürede dönerek, yeniden uyum sağlayabilirler. Onların içsel güçlerini hafife almayın. Fark ettiğiniz  durumlarda okulunuzun ilgili psikolojik danışmanına danışın.

Özel Sezin Orta Okulu

Rehberlik Ve Psikolojik Danışmanlık Servisi

 

 

Kaynakça:

APHB, Afetlerde Psikososyal Uygulamalar Katılımcı Kitabı (2011), Türk Psikolojik Danışma Ve Rehberlik Derneği, s. 99-137, Ankara.

EMDR Derneği,  Travma Nedir?  www.emdr-tr.org/tr-tr/content/Travma

Güner,O., Terör Haberlerine Maruz Kalan Çocuklara 8 Adımda Yardım (2016), Arkabahçe Psikolojik Danışmanlık Ve Eğitim Merkezi

 
  • Yuvabul.com 2016. Tüm hakları saklıdır.
İletişim